Takva Nedir? Takva Ehli Kimlerdir?

Takva

Takva Allah’ın öncekilere ve sonrakilere tavsiyesidir
Takva Allah’ın öncekilere ve sonrakilere tavsiyesidir. Şöyle buyurur:

وَلَقَدْ وَصَّيْنَا الَّذٖينَ اُوتُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَاِيَّاكُمْ اَنِ اتَّقُوا اللّٰهَ

“Sizden önce kitap verilenlere de : “Allah’a karşı takvalı olun” diye tavsiye ettik” [701]


Önemine binaen Cenab-ı Hak takvayı öncekilere de gelecek olanlara da tavsiye etmiştir.
Rasulü Ekrem(s.a.v.) de ebedi tavsiyesinde takvanın önemini belirtir.

عَـنْ أَبٍي  ذَرٍّ وَ مُعَـاذ بْنِ جَـبَـلٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا  قلَ : قلَ رَسُولُ الله  صَلَّي اللهُ عَـلَيْه وَسَلَّمَ :  إِتَّـقِ اللهَ حَيْثُما كُنْتَ وَأتْبِعِ السَّيِّئَةَ الْحَسَنَةَ تَمْحُها وَخالِقِ النَّاسَ بِخُـلُـقٍ حَسَنٍ                                                                                  

Ebu Zerr ve Muaz b.Cebel(r.anhüma)dan : Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Nerede olursan ol. Allah’ın yasaklarından sakın(Allah’a karşı takvalı ol.) Kötülüğün hemen ardından iyilik yap ki onu silsin ve insanlara da iyilikle muamele et.”[702]

Bunun için müslümanın takvaya sarılması, Rabbine taatle amel etmesi ve O’nun gazabına uğrayacak şeylerden sakınması lazımdır. 
Nerede, ne durumda olursa olsun, gündüz ve gece, sabah ve akşam, söz ve amel, gizli ve açık, evde, caddede, çarşıda, mescidde, işyerinde, gezegenlerde veya suyun altında olsun bu prensibi unutmaması lazımdır. 
Başarıya ulaşmış mü’min kul, şunu iyi bilir ki Cenab-ı Hak devamlı onu gözetmektedir. Gizli ve açık hiçbir şey O’na gizli değildir. Şöyle buyurur:

“Sözü açık söylesen de (gizli söylesen de)muhakkak O, gizliyi de, ondan daha gizlisini de bilir.” [703]
“Allah gözlerin hain bakışlarını ve göğüslerin gizlediği düşünceleri bilir.” [704]

Takvanın Tarifi:

Lügatta Takva :  اللهوقاه  = Allah onu korudu, sıyanet etti demektir. 
Mastarı  وِقايَةً  ve   وَقْيًا  gelir.
الشيئ وقيت  = Onu korudum ve onu eziyete karşı sakladım, demektir.
تقي رجل  = Nefsini Salih amellerle günahlardan ve azabdan koruyan adam, demektir.
Çoğulu  أِتْقِيَاءُ  gelir.
Bu kelime aynı zamanda himaye etmek, sıyanet etmek, sakındırmak ve korumak manalarına da gelir. [705]

Şeriat ıstılahında takva; Müslümanın Allah’ın rızasını kazanmak için emrettiklerini yapması, gazabından korunmak için yasakladıklarından sakınmasıdır. Bu Allah’ın rızasını elde etmek için salih ameller yapmaya çalışmak ve diğerlerinden uzaklaşmaktır.

İbni Receb el-Hanbeli şöyle der: “Kulun Rabbi için takvası, Rabbi ile kendi arasında, Rabbin gazabından, azabından, cezasından kendisini koruyacak bir koruyucu vasıta koymasıdır ki bu Rabbe itaat olan ibadetleri yapmak ve ona isyan olacak şeylerden kaçınmaktır.”[ 706 ]

Hasen-i Basri de şöyle der: “Muttakiler, Allah’ın kendilerine haram kıldıklarından sakınan, farz kıldığı şeyleri yerine getiren kimselerdir.”

Talk b. Habib: “ Takva, Allah’tan gelen bir nur üzere, Allah’ın sevabını umarak Allah’a itaat olan ibadeti işlemek, yine Allah’tan gelen bir nur üzere, Allah’ın cezasından korkarak Allah’a isyan olan amelleri terk etmektir.” [707]

Hz. Ömer, Übeyy b. Ka’b ‘a  takvayı sordu. Übeyy ona :
-Dikenli bir yolda yürüdün mü? dedi. Ömer:
-Evet, dedi. Übeyy:
-Orada yürürken ne yaptın (nasıl yürüdün)? diye sordu. Ömer:
-Eteklerimi topladım, (dikenler batmasın diye) dikkatle yürümeye çalıştım, dedi. Übeyy:
-İşte takva budur, dedi.

Abdullah b. Mes’ud (r.a) “Allahtan O’na yaraşır biçimde korkun” [709]  ayeti konusunda şöyle dedi: “Bu takva; Allah’a itaat edilmek, isyan edilmemek,Allah hatırlanmak, unutulmamak, şükredilmek, küfranı nimette bulunmamak suretiyle gerçekleşir.” [710]

Ebu’d Derda’dan : “Takvanın kemali kulun Allah’tan korkmasıdır. O kadar ki zerre miktarı da olsa bir şeyden sakınmalıdır. Hatta haram olur korkusuyla helal olan bazı şeyleri terk etmeyi doğru görmelidir. Çünkü Cenab-ı Hak yönleri kendisine dönük olan kullarına şunu açıklamaktadır:
“Kim zerre ağırlığınca hayır yapmışsa onu görür, kim de zerre ağırlığınca şer yapmışsa onu görür.” [711]  Hayır olan hiçbir şeyi işlemeyi küçük görme, gördüğün her şerden de sakın.”

Hasen şöyle dedi: “Muttakilerin takvası devamlıdır. O kadar ki haram olur korkusuyla helallerden çoğunu terk ettiler.”

Ömer b. Abdilaziz şöyle der: “Allah’a karşı takva gündüzlerin orucu, gecelerin namazından ibaret değildir. Bunların karışımı da değildir. Ancak Allah’a karşı takva Allah’ın haram kıldıklarını terk etmek ve Allah’ın farz kıldığı şeyleri yerine getirmektir. Kim bundan sonra hayırla rızıklandırılırsa, bu hayır olur.”

Süfyanü’s-Sevri şöyle dedi: “Onlara müttakiler denildi, çünkü onlar sakınılmayan (bazı) şeylerden sakındılar.”

Meymun b. Mihran şöyle dedi: “Müttaki, kötü huylu ortağın yapacağından daha şiddetli bir şekilde kendi nefsini hesaba çekendir.”

İmam Şafii şöyle der: “Şeylerin en azizi üçtür: Elindeki aza rağmen cömert davranmak, yalnızken haramlardan sakınmak ve kendisinden korkulan veya bir şey ümit edilen makam sahibinin yanında hakkı söylemek.”

Cüneyd’e gözü haramdan sakınma eylemine ne ile yardımcı olunur, diye soruldu: “Allah’ın seni görmesinin senin görmenden çok çok ileri de olduğunu bilmenle “ cevabını verdi.

Bu mana ile ilgili Seyyid Kutub şunları yazar: “ Takva… Kalbdeki hassasiyet, şuurdaki şeffaflık, yolun dikenlerine karşı devamlı korku ve sakınma duygusu…  Hayat yolu… Ki rağbet ve şehvet dikenlerini, tamah dikenlerini, mal-i hülya dikenlerini, yalancı ümit dikenlerini çekiyor. Kimin için bunları çekiyor? Yalancı ümit ve korkunun çağrısına dayanamayanlara, faydayı zararı birbirinden ayıramayanlar için… Ve onlarla çeşit çeşit dikenler...”[714]

Günahların Fert Ve Topluma Zararları Kitabından
Yazan: Hâmid b. Muhammed b. Hâmid el-Muslih
Mütercim: İsmail Kaya



[701] Kur’an-ı Kerim , Nisa/131
[702] Ahmed b. Hanbel,5/153. Tirmizi, Birr ma cae fi muaşeretin-nas,4/355, Tirmizi hasen olduğunu söylemiştir. Hakim,1/51. Taberani, Mu’cemüs Sağir,1/192. Elbani,Sahihul-Camii’s Sağir,1/86 no:96
[703] Kur’an-ı Kerim, Taha/7
[704] Kur’an-ı Kerim, Mü’min/19
[705] İbni Manzur,Lisanü’l-Arab,6/4901-4902
[706] İbni Receb el Hanbeli,Camiu’l-Ulum ve’l-Hikem, s.137/138
[707] Aynı kaynak
[709] Kur’an-ı Kerim, Al-i İmran ,102
[710] Hakim bunu merfu olarak rivayet etmişse de doğru olan bunun mevkuf olmasıdır.
[711] Kur’an-ı Kerim, Zelzele, 7-8
[714] Seyyid Kuttub, Fizılali’l-Kur’an, 1/39


Hayırlı Cumalar
İnşallah Haftaya Yayınım  Kur’an-ı Kerim’de Takvanın Önemi Ve Üstünlüğü Olacak...
Hayırlı Cumalar ...