Topuk Dikeni Nedir Ve Tedavisi

  Ayaklarımız çok önemlidir. Ayaklarımıza iyi bakmamız gerekir. Topuğunuzda oluşan bir ağrı varsa umursamazlıktan gelmeyin....
 Sabah yataktan kalktığınızda yere basmada zorlanıyorsanız, Topuğunuzda ağrı oluyor; bu ağrı birkaç adımdan sonra azalıp, gün içinde ayakta durmakla artıyorsa Topuk Dikeni olabilir...
Sabah yataktan kalktığınızda yere basmada zorlanıyorsanız, Topuğunuzda ağrı oluyor; bu ağrı birkaç adımdan sonra azalıp, gün içinde ayakta durmakla artıyorsa Topuk Dikeni olabilir...  Yürümek, ayakta durmak sizin için ızdırap veriyorsa, topuk ağrınız egzersiz ve spor yapmanıza engel oluyorsa; büyük ihtimal topuk dikeni olabilir.
 Topuk dikeni, hareketlerimizin kısıtlanmasına neden olarak günlük yaşam kalitemizi bozan bir rahatsızlıktır. Tedavisi mümkün olmakla birlikte tekrarlama olasılığına karşı topuklara binen yükü azaltıcı, koruyucu tedbirleri unutmamak gerekir.
  
 Ayakkabı seçiminde öncelikle sağlığınızı düşünmelisiniz. Yüksek topuklu ya da çok düz ayakkabılardan uzak durmakta fayda vardır. Topuk kısmında air ( hava ) özelliği olan ayakkabılar tercih edilmelidir.

Topuk Dikeni Nedir?


  Topuk ağrısının en önemli nedenlerinden olan topuk zarının hastalığı ( plantar fassitis) ve topuk dikeni sıklıkla birlikte görülürler ve genellikle sadece topuk dikeni olarak ifade edilirler.

  Bu rahatsızlıkta, ayak tabanındaki ince kasların ( fasya ) topuk kemiğine yapışma yerinde bir zorlanma, aşırı yük binmesi ya da bazı iltihaplı romatizmal hastalıklara bağlı olarak yangı (enflamasyon ) oluşur. Zamanla bu bölgede anormal bir kemik dokusunun oluşması topuk dikenine neden olur.

  Topuk dikeni; kilo problemi olan kişilerde, basma kusuru olan kişilerde, uzun süre ayakta durarak çalışanlar özellikle risk altındadır. Yanlış ayakkabı kullanımı ile de ortaya çıkar. Ayak tabanına binen yükün artması bu hastalığın en önemli nedenidir. Yaşla birlikte görülme sıklığı artar. Düztabanlık, topuk dikeninin oluşumunu kolaylaştıran bir başka rahatsızlıktır.

Topuğun Altındaki Ağrı


  Topuk bölgesindeki ağrılar topuktan başparmağa uzanan plantar fasia olarak adlandırılan adalede oluşur.
Plantar fasitis (subkalkaneal ağrı): 
  Çok fazla koşma ve zıplama, ayak parmaklarından topuk kemiğine uzanan adale bantlarının (fascia) inflamasyonuna neden olur. Ağrı topuğunuzun altında ve merkezinde toplanır, başlangıçta orta derecededir, fakat gece boyunca dinlenmenizden sonra ilk adımı attığınızda, aniden şiddetlenir.

Topuk Dikeni:  
   Plantar fassitis uzun süre devam ederse fascia doku bantlarının topuğa bağlandığı yerde, bir topuk dikeni (kalsiyum tortusu) şekillenir. Bu kolaylıkla çekilen bir röntgende görülebilir. Tedavi çoğunlukla, plantar fassitisle aynıdır.

Teşhis:

  Teşhis edilmesi zor değildir. Röntgen filmlerinde topuk kemiğinden yere doğru olan bir çıkıntı gibi görünür.

Tedavi:

  Pek çok alternatif olmakla birlikte, hangi tedavi yöntemi seçilirse seçilsin mutlaka yapılması gereken şeylerin başında topuğa ve ayağın tabanına binen basıncın azaltılması gelir. Aksi takdirde hastalık tekrarlamaya meyillidir. Topuk yastığı, tabanlık kullanımı, kilo vermek ve germe egzersizleri mutlaka tedavinin bir parçası olmalıdır.

  Topuk dikeni tedavisi basamaklı bir tedavidir. Öncelikle kişinin doktorun vereceği ayak egzersizleri yapılmalıdır. Yapılan egzersizlere ek olarak destekleyici ayakkabılar kullanmalıdır. 
  Topuk dikeni tedavisinde çok özel durumlar hariç cerrahinin yeri bulunmuyor. Hafif vakalarda antiromatizmal ilaçlar, aktivite kısıtlaması ve ayakkabı modifikasyonu yeterli olabiliyor. Özel tabanlıklar ile topuk kısmı delinmiş topuk desteklerinin de sorunun çözümünde işe yaradığı belirtiliyor. İnatçı vakalarda topuktan kortizon enjeksiyonu yapılıyor. Tedavinin kısa dönem sonuçları iyi olsa da yüzde 40-50' lere yaklaşan oranda tekrarlama eğilimi bulunuyor. Bunda enjeksiyonun yanlış yere yapılmasının da rolü olduğu belirtiliyor. ESWT olarak adlandırılan şok dalgası son yıllarda sık kullanılsa da sonuçlarının kortizon iğnesine oranla daha kötü olduğu ve işlem sırasında hasta ağrı duyduğu için tercih edilmediği belirtiliyor.

Topuğa binen basıncı azaltmak için, özellikle hastalığın başlangıç döneminde silikon topuk yastığı ya da silikon tabanlıklar kullanılır. Topuk dikeni ile beraber düztabanlık da varsa ark destekli silikon tabanlık önerilmektedir.Topuk Destekleri:

  Topuğa binen basıncı azaltmak için, özellikle hastalığın başlangıç döneminde silikon topuk yastığı ya da silikon tabanlıklar kullanılır. Topuk dikeni ile beraber düztabanlık da varsa ark destekli silikon tabanlık önerilmektedir.
  Bunlar ayağın taban kısmını destekleyerek düztabanlığa bağlı şikayetlerin de azaltılmasında etkili olurlar. Sadece topuk dikeni olanlarda ise ortası çukur topuk yastıkları kullanılır. Ayakkabı içine kolaylıkla yerleştirilen bu şok emiciler, ayağın tabanına ve topuğa binen yükü azaltır, ağrı ve enflamasyonun ( yangı ) azalmasına yol açarak iyileşmeye yardımcı olurlar. Topuk rahatsızlığı olmasa da uzun süre ayakta çalışmak zorunda olanlar da koruma amaçlı bu tabanlık ya da topuk yastıklarından kullanabilirler.

Topuk Dikeni Tedavisinde Yeni Yöntem: PRP

  Son yıllarda farklı tedavi alanlarıyla karşımıza çıkan, topuk dikeni tedavisinde ise yeni uygulamaya başlandı.
  
  PRP İngilizce “Platelet Rich Plasma” ifadesinin baş harflerinin kısaltması olup, “trombositten zengin plazma” anlamına gelmektedir. Bu yöntemde ilaç hastanın kendi kanından hazırlandığından doğal bir tedavi yöntemidir. PRP sıvısının içerdiği yüksek orandaki büyüme faktörleri zedelenmenin olduğu plantar fasia ve topuk dikeni bölgesindeki yapıların hücrelerini uyararak o bölgedeki iyileşmeyi hızlandırır.

  Yakın tarihli araştırmalarda özellikle diğer tedavilerle sonuç alınamayan topuk dikeni vakalarında yüz güldürücü sonuçlar bildirilmiştir. Genelde bir bazen birer ay arayla iki kez uygulanmaktadır. PRP tedavisi diz kalça gibi eklem romatizmalarında, tenisçi dirseği gibi tendon romatizmalarında etkili olduğu zaten ispatlanmış bir yöntemdir. Artık topuk dikeni ve plantar fasiitin de PRP tedavisinin kullanım alanına girdiğini söyleyebiliriz.

  Tabi ki tüm tedaviler ve PRP tedavisi de aktivite modifikasyonu ve uygun egzersiz programı ile desteklenmelidir. PRP tedavisi bir çok inatçı kas iskelet sistemi hastalığında yeni bir umut olmaya devam etmektedir.

Bitkisel Destek 

  Bitkisel ürünlerle de yan tedavi uygulanabilir. Kantaron yağı, papatya yağı ve çörek otunu karıştırıp her gün düzenli olarak topuğa masaj yaparak uyguladığınızda ağrılarınız azalır ve topuk dikeninin geçmesi için etkilidir.   Topuk dikeniyle birlikte topuğunuzda çatlaklar ve nasırlarda varsa zeytinyağı ve vazelini karıştırıp topuğunuza banyodan sonra sürebilirsiniz. Bu işlem banyoda yumuşayan çatlak ve nasırların sertleşerek ayağı kaplamasını önlemektedir.